İbrahim Sağır – Şiirlerim

Şiir tadında bir blog

Bursa Üstüne

Filed under: şiirlerim — Şubat 7, 2010 @ 7:08 pm

BURSA ÜSTÜNE

Bursa’nın ufak tefek taşları,

Keman olmuş o yârimin kaşları.”

Türküsü bir sevdaydı dilimde.

Çocuk gönlüm Bursa için çarpardı.

Bursa sevgiliydi, Bursa yârdı,

Osmanlı’dan kalma diyârdı.

Yıl bin dokuz yüz elli üç, yaş on yedi,

Yolum düştü bu şehre,

Şehir büyük, ben küçük,

Şehir kalabalık, ben yalnız,

Ben çaresiz, şehir yaman,

Delikanlı duygularım karmaşık,

Uludağ’ın başı duman.

Eteğine Bursa şehri yaslanmış,

Medeniyet ırmağından beslenmiş,

İki bin yedi yaşı Bursa’nın,

İnciden kıymetli taşı Bursa’nın.

İnkaya adında yaşlı bir çınar,

Beş yüz yetmiş yıllık serüveni var.

Bu topraklar tarih kokan bir mekan,

Bitinya’dan bu günlere uzanmış.

Osmanlı’dan kalma on sekiz han,

Yüz on altı camiden seslenir ezan.

İpektir zülfünü teli Bursa’nın,

Tarihi sayıklar dili Bursa’nın.

On üç yaylasıyla , sekiz ovası,

Kestane rengine batmış saçları.

On dağından nefes verir havası.

Salınır şeftali, dut ağaçları,

Kara göz, Hacivat gülü Bursa’nın,

Emir Sultan mânâ tülü Bursa’nın.

Yorgun zamanların yeşil güzeli,

Nilüfer çayı’nı basmış bağrına,

Çilek kokar saçlarının her teli,

İpekçe seslenir yeli Bursa’nın,

Anlatmakla bitmez hâli Bursa’nın.

İbrahim SAĞIR

Diyorlar

Filed under: şiirlerim — Ocak 27, 2010 @ 8:27 pm

DİYORLAR

İçimde yangın var sönmüyor gülüm,

Ttabipler çaresiz, nazar diyorlar.

Şaşırma bu yüzden gelirse ölüm,

Kitaplar böylece yazar diyorlar.

Ne gönülde huzur, ne canda huzur,

Söyle bana gülüm ne yanda huzur ?

Çevremi kuşatan bu aşılmaz sur,

Sevdadır gün günden azar diyorlar.

Kaküllerin dökme öyle derbeder,

Gelir gelir ta gönlüme darb eder,

Darp eder de bir amansız harb eder

Dostlar bana sunun mezar diyorlar.

Böyle başlıyormuş sevda ilk baştan,

Kurtulmazmış gönül yastan, göz yaştan,

Sağ giren yaralı çıkar savaştan,

Aklı alır, azar, azar diyorlar.

İbrahim Sağır

Bir Eski Rüya

Filed under: şiirlerim — Ocak 27, 2010 @ 8:22 pm

 

BİR ESKİ RÜYA      ( Rıza Tevfik Ağzıyla)

Bir akşam yollara düştüm avare,

Gönüller perişan çağlar gibiydi.

Gizlice baktım da o geçen yare,

Beni saçlarına bağlar gibiydi.

 

Zülfüne kırmızı güller takardı,

Buğulu gözleri süzgün bakardı,

Hüzünlü,kederli bir hali vardı,

Sanki için için ağlar gibiydi.

 

Yolumda bir zaman o yüz gülerdi,

Gözlerim aşkından buse dilerdi,

Kimseler bilmezdi, içimin derdi,

Bağrıma yaslanan dağlar gibiydi.

 

Geçit vermez oldu şimdi yüceler,

Dudağım bir eski şarkı heceler,

Rüyama girdikçe bazı geceler,

O sevda gönlümü dağlar gibiydi.

 

İbrahim SAĞIR

 

 

Ey İnsan

Filed under: şiirlerim — Ocak 11, 2010 @ 11:07 pm

EY İNSAN

Ey aklı gözünde zavallı insan,

Bir uzvunu satın al da görelim.

Korku, sevinç, keder, heyecan,

Nerende gizlenmiş bul da görelim.

İnsanları horladıkça sevinen,

Küçük dağlar benim diye öğünen,

Kaderine isyan edip dövünen,

Mezardan gergiye gel de görelim.

Şu dünyada hayat bir küçül fasıl,

Rızkın gelir yaşadıkça muttasıl,

Gece mi, gündüz mü nerede, nasıl,

Öleceğin ânı bil de görelim.

Güçlüye, güçsüze sillesin vurur,

Zaman eleğinde eler, savurur,

Zemheride ateşlerde kavurur,

Kaderin hükmünü sil de görelim.

Toz olur dağılır kibrin, gururun,

Bir küçük dert ile kaçar huzurun,

Terk eder sevincin,şevkin sürurun,

Acılar içinde gül de görelim.

Arzın içine gir, rüzgarı at et,

İster isen bulutları kanat et,

Gitmem diye ayak dire inat et,

Dünyada ebedi kal da görelim.

İbrahim Sağır

Filed under: ŞİİRLERİM — Aralık 20, 2009 @ 2:55 pm

BİZ

Bir sultan-ı ezele ram-ı şerefyabız biz,

Libası ten giyinmiş bir damlayı âbız biz.

Gurur, kibre ne hacet, ey can dostu cananım

Nerden baksan bir hakir, zerre-i türabız biz.

Ezel-ebet arası çıktığımız seferde,

Bir görünüp kaybolan gölgeyiz, serabız biz.

Âlem-i ekber gizli,mir’atı ruhumuzda,

Cevheri mana ile istinsah-ı tâbız biz.

Hitabı İlâhi’ye lâyıktır fıtratımız,

Bezm-i Eleste’ten beri aşıkı Çalab’ız biz.

Ayine-i esmayız, ahseni takvim üzre,

Huzuru Kibriya’ya, abdı istidadız biz.

İbrahim SAĞIR

Birlik Olalım

Filed under: İbrahim sağır'ın Şiirleri resimleri,bilgiler — Aralık 14, 2009 @ 4:00 pm

BİRLİK OLALALIM

Bitsin artık bu kin, bu fitne dursun,

Dökülen kan bizim, ölen can bizim.

Düşmana yönelsin atılan kurşun,

Polis, asker bizim, komutan bizim.

Şer şebekeleri sarmış dört yanı,

Kaynayıp durmada fitne kazanı,

İyi tanı birlik, dirlik bozanı,

Bayrağa renk veren o asil kan bizim.

Uyan Anadolu insanı uyan,

Bilmelisin sana kim dost, kim düşman,

Tek yürek olalım gelin kız, kızan,

Vatanını seven her insan bizim.

Dinimiz, dilimiz, bayrağımız bir,

Şehrimiz, köyümüz, bucağımız bir,

Soyumuz, örfümüz, ocağımız bir,

Bayramlar bizimdir, dert, dermân bizim.

Söndürelim artık bu şer alevi,

İslam’dan ayrı mı Sünni, Alevi ?

Gönlümüzü sarsın Yunus’ça sevi,

Bu toprak, bu bayrak, bu vatan bizim.

İbrahim SAĞIR

YA RAB

Filed under: şiirlerim — Ağustos 14, 2009 @ 9:22 pm

Bağımın çiçeği solsun da benim,

Gönül çiçeklerim solmasın ya Rab.

Varsın viraneye dönsün bedenim,

İmanım virane olmasın ya Rab.

Alakam yok ben

Bağımın çiçeği solsun da benim,

Gönül çiçeklerim solmasın ya Rab.

Varsın viraneye dönsün bedenim,

İmanım virane olmasın ya Rab.

Alakam yok benim garazda, kinde,

Yürüyem Resul’ün kutlu izinde,

Sohbeti uhrevi dost meclisinde,

Olsun da, peymane olmasın ya Rab.

Rehberin yolundan sapmasın akıl,

Vade-i ömrümüz bilinmez kaç yıl,

Hidayetten mahrum etme, rahmet kıl,

Ömürüm isyanlarla dolmasın ya Rab.

İbrahim Sağır

TÜRKLÜK

Filed under: şiirlerim — Ağustos 11, 2009 @ 8:24 pm

                   

 

 

Beş bin yıl ötelerden gelir gelir ırkımın soyu,

Altaylarda ceddimin sesi yankılanırdı.

Atımın nal sesine hasret Balkaş’ın suyu,

Yenisey içten içe bu aşkı kıskanırdı.

 

Ötüken’den dağıldım dalga dalga cihana,

Asya’da, Avrupa’da nice devletler kurdum.

Dar geldi koca dünya Sultan Süleyman Han’a,

Haçlı tasallutuna bir kalkandım, bir surdum.

 

Bir bayrak yarışını sürdürerek zamanla,

Art ardına devletler kura kura geldim ben.

Açtım Anadolu’nun yolunu Alparslan’la,

Eyledim bu toprağı ikinci bir Ötüken.

 

Hürriyet karakterim, kahramanlık şiarım,

İslam başımda tacım, sünneti Resul törem.

Üç kıtanın üstünde hâla durur âsârım,

Ceddime layık olmak bütün gayem, mefkûrem.

 

Tarihin her devrine vurdum mührümü şanla,

Şeceremde yok benim ne barbarlık ne vahşet.

Suladım bu vatanın topraklarını kanla,

Yaşasın hür, bahtiyar devletim ebet müddet.

 

                                            İbrahim Sağır

 

Gül İle Bülbül

Filed under: şiirlerim — Temmuz 5, 2009 @ 1:05 pm

   GÜL İLE BÜLBÜL

 

GÜL

Rengimi güneşten, aydan alırım,

Güzelliği güzel huydan alırım,

Nerde dersen gelir, orda kalırım,

Dayanamam zâr eyleme bülbülüm,

Baharımı kar eyleme bülbülüm.

 

BÜLBÜL

Figanımı aya verdim ay küstü,

Gözyaşımı çaya verdim çay küstü,

Kaval küstü keman küstü nay küstü,

Sevdim ama kadrim bilmedin gülüm,

Hep ben geldim sen hiç gelmedin gülüm.

 

GÜL

Kanadım yok uçam gelem yanına,

Çare olam derdine figanına,

İmkânım yok can katayım canına,

Akar yaşım sessiz, nihan bülbülüm,

Şebnemlerim işte nişan bülbülüm.

 

BÜLBÜL

Bahar olur, gözüm gönlüm açılır,

Sarı saçım yollarına saçılır,

Dertli gönlüm pare pare biçilir,

Sensiz harab yuvam, yurdum ah gülüm,

Aç göreyim yüzün her sabah gülüm.

 

GÜL

Dallarımı dâr belleme dâr değil,

Al rengimi nâr belleme nâr değil,

Sevda çekmek ayrılıktan zor değil,

Aşkından pişmanlık duyma bülbülüm,

Gönlüne uy, yâda uyma bülbülüm.

 

BÜLBÜL

Kader yazmış yazımızı beraber,

Asırlardır söyleniyor bu haber,

Şairler, ozanlar olmuş seferber,

Hikâyemiz destan ederler gülüm,

Dinleyeni mestan ederler gülüm.

 

GÜL

Âşıkın maşuka hasreti bitmez,

Âşık maşukunu asla incitmez,

Bu devran böylece hep sürüp gitmez,

Kısmet varsa kavuşulur bülbülüm,

Kader elbet yerin bulur bülbülüm.

 

                               İbrahim SAĞIR

 

Gül

Filed under: ŞİİRLERİM — Temmuz 5, 2009 @ 1:02 pm

                        GÜL

 

Peygamber kokusu sinmiş tenine,

Tanyerine rengi veren güldür gül.

Cennet bahçesinden al bedenine,

Huri, melek aksi vuran güldür gül.

 

Gül denince sevda düşer serime,

Gül kokusu sinse derim terime,

Şifa olur bir gül bin kederime,

Gam, kasveti yere seren güldür gül.

 

Sarı gül bülbüle çözer saçını,

Beyaz gül tez elden yükler göçünü,

Pembe gül sehere döker içini,

Yeşil dalda al al duran güldür gül.

 

Duygu harmanın eşsiz buğusu,

Al yanağın nazlı beyaz kuğusu,

Bülbülün başından alıp ta usu,

Gülistana tahtın kuran güldür gül.

 

Yâd bakana kılıç eder harını,

İnletir her seher sadık yârini,

Saklayıp ustaca tüm esrarını,

Gizemiyle ruhu saran güldür gül.

 

Bahçelerin en nadide süsüdür,

Çiçeklerin incisidir, hasıdır,

Bülbülün uslanmaz maşukasıdır,

Bülbül naçar, sefa süren güldür gül.

 

Sitemdir belki de yaprak döküşü,

Beline zehirli hançer takışı,

İşvedir, cilvedir boyun büküşü,

Gönül sarayına giren güldür gül.

 

Uyanır uykudan naz ile açar,

Etrafına miski amberler saçar,

Seyredeni aşka düşürür naçar,

Dostu ihvan, yâri yâran güldür gül.

 

                                 İbrahim SAĞIR